Dünya Bülteni / Haber Merkezi
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, CHP’nin, “TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35’inci maddesi kaldırılsın” çıkışına tepki göstererek, “Samimi değiller. Anayasa’nın Geçici 15’inci maddesi için de öyle dediler. Ama Genel Kurul’a gelince ‘hayır’ oyu verdiler” dedi.
“Darbelerin yasal dayanağı” olarak gösterilen TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35’inci maddesinin kaldırılması yönünde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun AK Parti’ye yaptığı çağrı, tartışma konusu oldu.
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Habertürk Tv’nin canlı yayınında CHP’nin samimi olmadığını, gündem değiştirmek için bu tartışmayı çıkardığını ileri sürdü. 12 Eylül darbesini yapanların yargılanmasının önünde engel teşkil eden Anayasa’nın Geçici 15’inci maddesinin kaldırılması için CHP’nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, Kemal Kılıçdaroğlu, Hakkı Süha Okay ve Kemal Anadol’u AK Parti’ye gönderdiğini anlatan Bozdağ, “O zaman bize gelip ‘Anayasa’nın Geçici 15’inci maddesini kaldıralım’ dediler. Ama biz o konuyu Anayasa değişikliği paketine alınca tavır değiştirdiler. Sayın Kılıçdaroğlu Genel Başkan oldu ama yine aynı tavrı gösterdiler” dedi. CHP’nin anayasa değişikliği paketine “hayır” demekte zorlandığı için gündemi değiştirme gayreti içine girdiğini öne süren Bozdağ, “CHP’yi bu konuda da samimi görmüyorum. CHP, anayasa değişikliğinin içeriğine karşı çıkamadığı için; Sayın Kılıçdaroğlu, gündemi başka yere dağıtmak için, AK Parti’nin samimiyetini sorgulama cihetine giden yaklaşım ortaya koyuyor. Barajın indirilmesi konusunda da samimi değiller, Biz kendileriyle konuştuğumuzda, ‘Barajın indirilmesini sonra konuşalım’ demişlerdi” diye konuştu.
12 EYLÜL DARBECİLERİ HAKKINDA İŞLEM YAPILACAK
Bozdağ, anayasa değişikliğinin halkoylamasında kabul görmesi durumunda, 12 Eylül darbesini yapanlar hakkında adli işlem yapılacağını söyledi. Bozdağ, “Bunu hukukçular tartışacaktır. Bana göre zamanaşımı işlememiştir. Anayasal olarak zamanaşımının işlemesinden söz etmek mümkün değil. Geçici madde yürürlükten kalktıktan sonra şikayet üzerine veya res’en Cumhuriyet savcıları işlem yapmak zorundadırlar. Darbeciler, adliye nezdinde de hesaba çekilecektir. Sonucunu milletçe hep beraber göreceğiz. 12 Eylül’ü yapanlar, millet tarafından sigaya çekilecek. Kardeşi asılan benim, üniversiteden atılan benim. Benim acımı ne sayın Bahçeli ne sayın Kılıçdaroğlu anlayamaz” diye konuştu.
GÜNAY’IN DURUMUYLA HABERAL’IN DURUMU AYNI DEĞİL
AK Partili Bozdağ, 12 Eylül darbesinin ardından tutuklu olduğu için babasının cenaze törenine katılamayan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın durumuyla, yine Günay gibi tutuklu olduğu için babasının cenaze törenine katılamayan Mehmet Haberal’ın durumunun aynı olmadığını ileri sürdü. Günay ve onun gibi binlerce kişinin cezaevine girmesine yol açan durumun 12 Eylül darbesinden kaynaklanan hukuksuzluk olduğunu kaydeden Bozdağ, şöyle konuştu :
“Bugün darbe yönetimi yok İşleyen bir hukuk var. Suç işlendiğine dair kuvvetli şüpheler varsa bu soruşturulacaktır. Sıfatı profesör diye adli makamlar soruşturma yapmasın mı? Hukuku işleten de siyasal iktidar değil. Cumhuriyet savcılarıdır. Tutuklamaya karar verme yetkisi bağımsız mahkemelerdedir. Sayın Haberal hakkında ciddi suç şüpheleri nedeniyle soruşturma açılmış. Bugün yargı, yürütme ve yasama ayrı işliyor. AK Parti hükümetinin yargıya müdahale etmediğinin fotoğrafı çok açık.”