Dünya Bülteni / Zehra Gülle
Son yıllarda ÖSYM tarafından ardı ardına yapılan hatalar kafa karışıklığına neden oldu. Önce 2010 ÖSYS Kılavuzunda hata olduğu ortaya çıktı ardından, MF-4 Puan Türünde Alanında Başarı Sırası değerinin yanlış hesaplandığı duyuruldu. Daha önceki yıllarda defalarca hata yapıldı. Hataların özellikle son 4-5 yıla denk gelmesi dikkatleri kurumun üzerine çekti. Kurum hakkında daha önce çok büyük eleştirilerde bulunan bir kısım medyanın da bu hatalar yapılırken sessiz kalması, hatta kurumun başındaki insanı savunan, aklamaya çalışan haberler yapması kafaları iyice karıştırdı. Bu haberleri yapanlardan biri de Hürriyet'ti. Hürriyet daha önceki yıllarda ÖSYM Başkanlığı'nı yerden yere vururdu. Ancak bu yıl ilginç bir tavır değişikliği sesizildi. Bu tavı değişikliğinin, gazetenin kurumun veritabanını kullanarak milyarlarca para kazanmasıyla ilgisinin olup olmadığı ise merak ediliyor. Bilindiği gibi Hürriyet, Akıllı Tercih Sistemi isimli bir programı kullanıcılarına sundu. Bu program ÖSYM'nin veritaban olmadan çalışmıyor. ÖSYM'nin veritabanını hangi gerekçeyle kullanabildiği ise cevapsız kalan sorulardan biri olarak duruyor....
ÖSYM'deki bu skandallar, hatalar ve bu hataların bütçe yetersizliğinden kaynaklandığını ima eden açıklamalar hakkında eğitim camiasının nabzını tuttuk.
Eğitim-Bir-Sen Genel Teşkilatlanma Sekreteri Erol Battal:
HÜRRİYET'İN HABERİ KASITLI, HATALAR HER YIL OLUYOR
"ÖSYM’nin ve MEB’e bağlı diğer kurumların yapmış oldukları sınavlarda her yıl çeşitli hatalar, yanlışlar gözlemlenmektedir. Her yıl yapılan özellikle Üniversite giriş sınavlarıyla ilgili hatalar yüz binlerce genci ve ailesini ilgilendirmekte ve onların gereksiz stres ya da karşılıksız kısa süreli sevinçler, ardından da hayal kırıklıkları yaşamasına sebep olmaktadır. Bu nedenle bu tür hata ve yanlışların en asgari düzeye düşürülmesi hatta ortadan kaldırılması gerekmektedir. Şu da unutulmamalı ki okul puanları, sınav biçimleri ve değerlendirme kriterlerindeki ideolojik duruşlar, eğitimin her alanını etkilediği gibi, sınav ve sınavların değerlendirme biçimlerini de etkilemektedir. Özellikle bu sene yaşanan katsayı düzenlemeleriyle ilgili Danıştay iptalleri bunun en görünen örnekleridir. Bu tür spekülasyonların orijinal bir tarafı yok. Yapılan her türlü yanlış karşısında bu tür spekülasyonlar yapılmaktadır. Hele Hürriyet Gazetesinde yazılanların hiçbiri; gerçek rakamları ifade etmediği gibi; yanlışı, hatayı doğuran sonuca yönelik değerlendirmeler değildir. Ünal Yarımağan’ın maaşıyla ilgili değerlendirme tamamen bir yutturmacadır. Görevlendirmelerin maaşlarının verilme biçimi gizlenerek, ücretin sanki maaşmış gibi sunulması, haberin niyetini ortaya koymaktadır. Haberin tamamen sipariş olduğu sunumundan belli olmaktadır. Ardından ne gelecek sorusu ise, ister istemez bu gazetenin özellikle üniversite sınavlarıyla ilgili geçmişte yapmış olduğu haberler nedeniyle zihinleri bulandırmaktadır. Bir kaç yıl öncede aynı grup sınav kitapçıklarının basımının güvenli olmadığıyla ilgili haberler yapmıştı ve ardından, kitapların o yıl kendi matbaalarında basılmaması meselesi çıkmıştı. Özellikle ÖSYM’nin parayla ilgili bir sıkıntısı asla yoktur. Sınavlardan alınan paralar bu kurumun ihtiyaçlarını karşılayacak hatta haberde ifade edildiği gibi artar biçimdedir. Bu durumu sınavlar için görevlendirilenlerde çok açık bir şekilde yaşamaktadırlar. Devletin hiçbir kurumunda olmayan bir biçimde görevlendirilenlere ücretleri sınavın hemen sonunda zarf içerisinde nakit olarak yapılmaktadır. Bu sınavlarda her yıl küçük büyük çeşitli hatalar yapılmakta ve bunlar üzerine de birçok haber yapılmaktadır. Önceki yıllarda da buna benzer hatalar yapılmıştır. Bu sene yapılan hatalardan etkileneler daha çok olmuş ve hata sayısı geçen yıllardan daha fazla olmuştur. Bu tür hata ve yanlışı tamamen masum görmek mümkün değildir. Hepimizin malumu olduğu gibi devletin bütün kurumları belli bir ideolojik kamplaşmanın içerisindedir. Bu seneki hataların ne kadarı sınav biçimlerini sabote etmeye yönelik, bunun çeşitli şekillerde soruşturmasının yapılması gerekmektedir. ÖSYM birçok alandaki yerleştirme ve değerlendirmenin sınavını gerçekleştiren kurumdur. Güvenirliliği konusunda bu güne kadar herhangi bir spekülasyon yapılmamıştır. Bu durumun korunması için, çok hassas davranılmalı ve de özellikle yanlışların üzerine gidilmesi gerekir. "
Uzman Rehber Muhammed Öztabak:
HATALARIN MADDİ DURUMLA İLGİSİ YOK
"İnsanlar ve kurumlar hatalar yaparlar. Önemli olan hatanın tespit edilmesi, kabul edilmesi ve kimsenin mağdur edilmeden hatanın düzeltilmesidir. Henüz tercih aşaması başlamadan hatanın tespit edilip kamuoyuyla paylaşılması ÖSYM ile ilgili eleştirilecek bir durum yerine takdir edilecek bir durumdur. Tabiki ÖSYM öğrenciler açısından hayati bir karar organı olduğundan hataları çok daha fazla göze batıyor. Bu hataların maddi durumla ilgili olduğunu düşünmüyorum, şu anda ÖSYM bünyesinde hem birçok uzman çalışıyor hem de bu işlerin üstesinden gelebilecek kadar teknolojik altyapının olduğunu düşünüyorum. ÖSYM çalışanlarının düşük maaş sebebiyle böyle hatalar yaptıklarını veya bu maaşa bu hata normal mantığını kabul etmek mümkün değil. Öyleyse bu maaşa doktorların insanları öldürmesini, öğretmenlerin çocukları kötü yetiştirmesini, yöneticilerin kötü kararlar almasını doğal karşılamamız gerekir. Bildiğim kadarıyla ÖSYM tarafından hatanın sebebi bildirilmedi. Hatanın istatistiki bir işlemden kaynaklanma olasılığı veya kitapçık oluşturulurken veri girişindeki bir yanlışlıktan oluşabileceği muhtemeldir. Son yıllarda hataların gün yüzüne çok çıktığını görüyoruz. Burada şu soru akla geliyor. Acaba daha önceden hiç hata olmuyor muydu veyahut var olan hataların üzeri mi örtülüyordu? Eğer hataların üzeri örtüldüyse buradan kaynaklanan birçok mağduriyet yaşandı demektir ki bu çok daha vahim bir durumdur. Son dönemlerde hataların ifşa edilmesini kurumun şeffaflık anlayışıyla da bağdaştırabilirsiniz, kötü çalışmasına da yorabilirsiniz. Ben bu son gerçekleşen kılavuz ve MF-4 başarı sırası hatalarının öğrencilerin tercih döneminden önce ve onları mağdur etmeden hemen düzeltilip kamuoyuyla paylaşılmasının altında bir art niyet aranmasının uygun olmadığı kanaatindeyim. "
Eksen Dershanesi Müdürü Metin Seyyar:
HATALAR PARASAL NEDENLERDEN OLAMAZ
"Bildiğiniz gibi ÖSYM, ÜDS ,YGS ,TUS, JANA , TCS, KPDS, ALS, TODAİE, YÖS, LYS , PMYO, DGS, YÇS, KPSS , Kaymakamlık, Tıpta Yeterlik… gibi sınavları yapmaktadır. Tabii ki bu kadar geniş bir yelpazede çalışan kurumun gerekli ve yeterli personele ihtiyacı vardır. Bu yıla kadar da hiç kimsenin bu personelin yetersizliği konusunda bir sıkıntısı yoktu. Ancak yapılan son yanlışlıklar merkez üzerine dikkatleri çekti. Kurumun açıklamaları yeterli olmayıp kimseyi ikna edemedi. Ben bu yanlışlıkların sürekli sistem değişikliğinden kaynaklanan (kat sayılar ile ilgili ) sürekli belirsizlik ortamının oluşması , planlama ve kılavuz hazırlama dönemlerinin giderek kısalmasına bağlıyorum. Tabi ki bu arada sınav sayısının da artması önemli sebebler arasında.ÖSYM kuruluş amacının dışına taşıp devlet ve özel sektörün kısacası tüm Türkiye’nin işe yerleştirme merkezi haline gelmiştir. Bütün Türk vatandaşlarının iş haklarının gizlendiği ( kpss ,kpds , lys , les,…. ) sınav sonuçlarının depolandığı hatta ösym nin kozmik odası diye adlandırılan bir teknoloji üssünün yalnızca parasal nedenlerden dolayı hatalar yapacağını düşünmüyorum. ÖSYM nin hataları önceki yıllarda genellikle soru ve cevapları üzerinde yer alırken son yıllarda yapılan hataların yukarıda da belirttiğim gibi ösym nin iş yükünün artması ve planlamanın eksik yapılmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Bu tür haberlerin kurumu yıpratmaya yönelik olduğunu kanaatindeyim."